Şok diyetlerin şok sonuçları olur, ancak her zaman umduğunuz şekilde değil!

“3 günde 5 kilo verin, lahana diyeti ile 10 kilo, Sibel Can’ın karpuz diyeti, salatalık diyeti”… gerçeklik taşımayan şok diyet başlıklarından bazıları mutlaka karşınıza çıkmıştır. İçten içe tahmin ettiğiniz gibi istediğiniz kiloya gelmek ve bunu korumak bir kaç günlük şok diyetlerle mümkün değil.

Kilo almak oldukça kolay ve hızlı gerçekleşirken, kilo kaybetmenin uzun zaman alması ve efor gerektirmesinin can sıkıcı olduğunu kabul ediyoruz. Ancak emin olabilirsiniz ki, şok bir diyeti takip ederek hiç sevmediğiniz bir sebzeyi bir hafta boyunca tüketmek çok daha can sıkıcı olacaktır. Bunun yerine beslenmenize sevdiğiniz sağlıklı gıdaları dahil ederek uzun dönemde daha sağlıklı ve fit bir vücuda sahip olabilirsiniz.

Şok diyetler, kısa vadede kilo kaybetmenize yardımcı olabilir. Aynı zamanda halsiz, karamsar ve yorgun hissetmenize de neden olur. Kısa vadede, bu duygular sağlığınızı etkilerken; uzun vadede kaybettiğiniz kiloları ve çok daha fazlasını geri almanıza neden olur.

Şok Diyet Listelerine Göre Beslenirken Vücudunuza Ne Olur?

Ani bir beslenme değişikliği ile karbonhidratları boykot ettiğinizde, her öğün meyveyle beslendiğinizde veya katı gıda tüketimini kestiğinizde vüdunuzun başına gelebilecek bazı şeyler şunlar:

Vücut Susuz Kalır

Şok diyet sonucu elde ettiğiniz ani “başarı” aslında kaybettiğiniz yağlardan değil sudan gelir. Kalori alımını veya karbonhidrat tüketimini azalttığınızda vücudunuzun yaktığı ilk enerji kaynağı yağdan önce, glikojendir. Glikojen kaslarda ve karaciğerde depolanan bir karbonhidrattır ve her bir gram karbonhidrata bağlı 3 gram su bulunur. Dolayısıyla vücudunuz glikojen stokları ile birlikte var olan su stoklarını da tüketmiş olur. 3-5 günlük şok diyetlerin sonucunda çok fazla su kaybettiğinizde; baş ağrısı, yorgunluk ve baş dönmesi gibi belirtiler ortaya çıkar.

Kan Şekeri Dengesizleşir

Uyguladığınız diyete göre, yetereince karbonhidrat, protein, yağ ve lifli gıda tüketmediğinizde kan şekeri ve insulin değerleri dengesizleşir. Eğer bir detox programı takip ediyorsanız; yüksek şeker ve düşük lif içeren meyvesularının düzenli tüketimi kan şekeri seviyelerinin aniden yükselmesine ve hızla düşmesine neden olabilir.

E-Bültenimize Abone Olun

Yeni içeriklerimizden her çarşamba haberdar olmak için e-bültenimize abone olun.

Kas Kütlesi Azalır

Yavaş ve düzenli kilo kaybında -ki bu da haftada vücut ağırlığınızın %1’inden fazla kaybetmemeniz anlamına geliyor- kaybedilen kilonun %75’i yağdan ve %25’i su ve kas karışımdan kaybedilir. Kalori alımını, agresif bir şekilde, kişisel ihtiyaçlarınıza göre fazla azaltmak vücudunuzun gerekli enerjiyi bulabilmek için kas proteinlerini parçalamasına neden olur.

Araştırmalara göre, hızlı kilo kaybı, yavaş ve düzenli kilo kaybına göre üç kat daha fazla kas kaybına neden oluyor. Yani şok diyetler sonucunda kilo kaybetseniz bile hayalinizdeki görünüme ulaşma ihtimaliniz oldukça düşük.

Metabolizma Yavaşlar

Kas kütlesi azaldıkça, metabolizmanın çalışması yavaşlar ve doğal olarak yaktığı yağ miktarı azalır. Bu da yürüyüşte, sporda hatta konuşurken bile daha az yağ yakmanız anlamına gelir. Metabolizmanız bu yeni sisteme alışır ve kilo vermeyi bıraktığınızda bile alışkanlıklarından vazgeçmez. Yani diyeti bıraksanız bile, metabolizmanız tembelleştiğinden verdiğinizden daha hızlı bir şekilde kilo almanıza neden olur.

Bu arada, beyniniz şok diyet esnasında az gıda tüketimine alıştığından vücudunuzu gelen besinleri depolamaya teşvik eder. Beyniniz açlıktan ölmemek için sizi korumaya çalışsa da, vücut ağırlığının hızlıca artmasına sebep olur.

Şok diyetler, aç kalmak, günde tek öğün beslenmek gibi yöntemler ilk günlerde inceldiğinizi hissettirse de, uzun vadede daha fazla kilo almanıza neden olur. Bu yüzden ara öğünlerle beslenme sanılandan daha fazla etkili bir diyet biçimidir. Karbonhidrat, protein, yağ ve lif tüketimini dengeli tutarak kilo kaybını kalıcı hale getirebilirsiniz.