Kendine özgü dokusu, havası ve kültürü ile Ege’nin yeri apayrıdır. Çiçekli dar taş sokaklarını, muhteşem koyları ve köylerini lokasyon edinen birbirinden keyifli filmler ile Ege hasretini az da olsa gidermek mümkün. Keyifli hikayeleri ve bol bol zeytin ağacı ile iç ısıtan en iyi 8 Ege filmini listeledik.

Belirtmeye gerek var mı bilmem; listede sıklıkla Çağan Irmak, Hümeyra ve Farah Zeynep Abdullah’a denk gelmeye hazır olun!

8 . Biz Böyleyiz Urla, İzmir

Açılışı, listenin en yeni filmi Biz Böyleyiz ile yapıyoruz. Kadrosunda Berrak Tüzünataç, Özge Özpirinççi, Engin Öztürk gibi isimleri barındıran film geniş oyuncu kadrosu ile dikkat çekiyor. İzmir, Urla’da beraber büyüyen bir grup arkadaşın yıllar sonra yollarının yeniden kesişmesini konu alıyor.

Yaz tatillerini Nezihe’nin Urla’daki evinde geçiren bir grup çocukluk arkadaşı, yetişkinliğin getirdiği yol ayrımlarıyla birbirini görmez. Çok değer verdikleri Nezihe’nin rahatsızlandığını öğrendiklerinde alelacele hepsi Urla’ya geri döner. Birbirinden çok farklı karakter ve yaşam stillerine sahip bu grup, yeniden bir araya geldiklerinde bazı şeyleri bıraktıkları gibi bulmazlar. Nezihe’ye destek olmak için bir arada kalmaları gereken bu bir kaç gün duygusal çatışmalar ve hesaplaşmalarla dolu geçecektir.


7 . Her Şey Çok Güzel Olacak – Bodrum, Muğla

Türk sinemasının en akılda kalan filmlerden, Cem Yılmaz imzalı Her Şey Çok Güzel Olacak, İstanbul’dan Bodrum’a uzanıyor. Birbiriyle zıt, sorunlu abi kardeş Nuri ve Altan, yıllarca görüşmedikten sonra tesadüfen karşılaşması ile kendilerini yepyeni bir maceranın içinde bulurlar.

Bar açma hayaline takıntılı olan Altan, abisi Nuri ile birlikte Bodrum’a doğru yol alır. Ancak Nuri’nin bilmediği şey; kardeşinin, çalıştığı eczaneden reçeteli çaldığı ilaçların da yanlarında olmasıdır. Bodrum’da beraber geçirdikleri vakitte, yılların açığını kapatarak yakınlaşan kardeşi, İstanbul’a döndüklerinde bir sürpriz beklemektedir.


6 . Babam ve Oğlum – Seferihisar, İzmir

Ege filmleri denilince akla gelen ilk isim Babam ve Oğlum. Çağan Irmak’ın yazıp yönettiği 2005 yapımı, Türk sinema tarihine damga vuran filmlerden biri.

Babam ve Oğlum, sol görüşlü bir gazeteci olan Sadık’ın 12 Eylül darbesinde karısını oğlunun doğumunda kaybetmesi ile başlıyor. Oğlu Deniz’i tek başına yetiştiren Sadık, bir gün oğluyla birlikte Seferihisar’daki baba evine dönme kararı alır. Ancak çiftlikten, babasının isteklerine karşı çıkarak gazetecilik okumak için ayrılmasının ardından evlatlıktan reddedilmiştir.

Oğullarının baba evine dönmesine mutlu olsalar da endişeli olan ailesi, torunları Deniz ile özel bir bağ kurar. Sadık’ın babasıyla geçmiş hakkında hesaplaşması ile vizyona girdiği tarihte tüm Türkiye’yi göz yaşlarına boğan filmlerden biri.


5 . Veda – Seferihisar, İzmir

Mustafa Kemal Atatürk’ün gerçek hikayesinin tek tanığı; çocuklar arkadaşı, silah arkadaşı ve en yakın dostu Salih Bozuk’un anıları ile Atatürk’ün yaşamına özel bir bakış. Zülfü Livaneli’nin yazıp yönettiği film, şairene dili ve başarılı oyunculukları ile Atatürk’ü anlatan en iyi filmlerden biri.

Bir ülkenin tarihini değiştirecek iki dostun hikayesi çocukluktan başlayıp 10 Kasım 1938’de son buluyor. En yakın arkadaşının olmadığı bir hayatı reddeden Salih Bozok, Atatürk’ün ölümünün ardından kendini vurarak hayata gözlerini kapatıyor.

Filmde, Salih Bozok’un oğluna bıraktığı “veda” mektubu ile, zamanda geriye gidip Selanik’ten İzmir’e, Atatürk’ün vatanı uğruna yaptığı fedakarlıklardan özel hayatına kadar bir çok anıya tanık oluyoruz.

E-Bültenimize Abone Olun

Yeni içeriklerimizden her çarşamba haberdar olmak için e-bültenimize abone olun.

4 . Dedemin İnsanları – Gökçeada ve Bodrum

Çağan Irmak ile birlikte Ege’ye geri dönüyoruz. Bu kez kendi çocukluğunu konu alan filmde; mübadele sonucu Girit adasından Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan bir ailenin hikayesini anlatıyor. Filmin çekimleri ise Girit, Gökçeada, Milas ve Söke’de tamamlandı.

Girit’ten Ege’nin küçük bir kasabasına uzanan hikayede, göçmen torunu olduğu için 10 yaşındaki Ozan arkadaşları tarafından “gavur” diye çağrılır. Bundan çok rahatsız olan Ozan, “Biz Türküz!” diye ailesine ve dedesi Mehmet Bey’e kafa tutar. Atalarının hikayesini, doğduğu toprakları ve özlemini torununa anlatmak isteyen Mehmet Bey ise bunun için denize bıraktığı şiselerden yardım alır.

Çağan Irmak’ın filmlerinde sıklıkla yer verdiği güçlü baba ve dede figürü ile özellikle göçmen bir ailede büyüyenleri derinden etkileyen yapımlardan biri.


3 . Unutursam Fısılda – Ödemiş, İzmir

Ödemiş’in Birgi mahallesinde yaşayan iki kız kardeşin hikayesi. Unutursam Fısılda, kardeşlik ve aile bağlarını merkezine alan klasik Çağan Irmak filmlerinden biri.

Çekingen ve edebiyata meraklı Hanife ve şarkı söylemeye tutkun, başına buyruk kardeşi Hanife’nin küçük kasabalarındaki yaşamları bir gün tamamen değişir. Yeni kaymakamın oğlu Tarık’ın kasabaya gelmesinin ardından hayattaki yolları birbirinden çok uzaklara doğru ayrılan iki kız kardeş yıllar sonra Ödemiş’teki baba evinde bir araya gelir.

70’li yıllarda İzmir’den İstanbul’a uzanan bu yolculukta müzik, şöhret ve aile ögeleri hem keyifli hem çarpıcı bir şekilde işleniyor.


2 . Nadide Hayat – Dalyan, Muğla

Listemizde Çağan Irmak ismini sıklıkla göreceğinizi belirtmiştik. Zira kendisi rotasını Ege’ye çevirmeyi seven yönetmenlerden biri. Bu kez alışık olduğumuz duygusal aile hikayelerinden farklı olarak, hayatı yeniden keşfetme hikayesine tanık oluyoruz.

30 yıllık hayat arkadaşını ani bir biçimde kaybedince Nadide Hanım, hayatıyla ne yapacağı konusunda kendini bir boşlukta bulur. Koşu, müzik korosu ve gezi turları gibi farklı hobiler denese de hiç birinde aradığını bulamaz. Öğrenci affı haberini gördüğünde ise yıllar önce terk etmek zorunda kaldığı üniversite sıralarına geri dönmeye karar verir. Gençlik hatalarını telafi etmek isteyen Nadide kendini mavi sularda, bir grup genç ve pek de güler yüzlü olmayan bir kaptan ile bulur.

Çekimleri Muğla’nın Dalyan ilçesinde tamamlanan Nadide Hayat, eğlenceli ve hayatın tadını çıkarmak gerektiğini hatırlatan bir film.


1 . Bi Küçük Eylül Meselesi – Bozcaada, Çanakkale

İlk sırada ise Bozcaada, Çanakkale’ye doğru yola çıkıyoruz. Farah Zeynep Abdullah ve Engin Akyürek gibi çok sevdiğimiz isimlerin yer aldığı film Bozcaada manzaraları, güzel yemekler, karikatür ve hüzünle süslenmiş.

Eylül, istediği her şeye sahip, neşeli ve vurdumduymaz bir karakterken, bir gün geçirdiği kaza sonucunda yaşamının son bir ayını hatırlamadığını fark eder. İçgüdülerini dinleyerek Bozcaada’ya doğru çıktığı yolculukta kendini hiç beklemediği bir yerde bulur. Bozcaada’da tanımadığı bir adamla karşılaştığında, bu gizemli yabancı Eylül’e kendisini hatırlaması gerektiğini çünkü onun aşık olduğu adam olduğunu söyler.

Özgün senaryosu, çekim teknikleri ve başarılı oyunculuklarıyla bizim tüm zamanlar favori filmlerimiz arasında. Romantik ve duygusal dokunuşlarıyla seyircisini içine çeken bir film olarak Bi Küçük Eylül Meselesi, mutlaka izlenmesi gerekenlerden biri.