Herkesin yalnızken izlediği, kendine ayırdığı zamanlara eşlik eden özel bir dizisi vardır. Komedi, dram veya gerilim… Moral toplamak veya kafa dağıtmak için, modunuza göre izlediğiniz tür de farklılık gösterir. Tek başına dizi akşamını, evde pazar gününü ya da yolculukta geçireceğiniz yalnız vakti daha keyifli bir hale getirecek her türden dizi önerilerimiz var!

10. Jane The Virgin

Jane the Virgin, doktorunun hatası sonucu suni döllenmeyle hamile kalan, evlenene kadar bakire kalmaya yemin etmiş Jane’nin hikayesini anlatıyor. Diğer bir yandan “telenovela” olarak bilinen Latin Amerika pembe dizilerinin de bir parodisi. Karmaşık ilişkiler, aile draması ve suç örgütü gibi pembe diziyi pembe dizi yapan tüm ögeleri de bünyesinde bulunduruyor. Diziyi yalnızken izlenecekler kategorisine sokan özelliği ise hızlı akan olay örgüsü sayesinde kafa dağıtmaya yardımcı oluşu ve eğlenceli dış ses ayrıntısı.


9. Crazy Ex-Girlfriend

Müzikal romantik komedi mi? Yalnızken izlemek için daha iyi bir kategori düşünemiyoruz. “Çılgın eski sevgili” olarak karşımıza çıkan Rebecca Bunch, New York’un en iyi hukuk firmalarından birinde avukatlık yaparken ülkenin diğer bir ucuna eski sevgilisini geri kazanmak için taşınıyor. Kulağa geldiği kadar dramatik bu hikaye dile dolanan şarkıları ile daha da keyifli bir hal alıyor.


8. Orange is the New Black

Orange is the New Black, yıllar önce karıştığı bir suç yüzünden 15 aylığına düşük güvenlikli bir kadın hapishanesine giren Piper Kerman’ın anılarına dayanıyor. Farklı sosyal sınıfları ve kadın hikayelerini merkezine alan dizide komedi kadar drama unsurları da yer alıyor. Toplumsal grupların çatışmaları ve ayrıcalıkların etkisiyle yönlenen hayatlar yalnızken izlemek için en iyi seçeneklerden biri.


7. The Good Place

Ölümden sonrasını hiç böyle hayal etmediğinize eminiz! Garip ve saçma bir kaza sonucunda hayatını kaybeden ben merkezci Eleanor’un yanlışlıkla iyi insanların arasına gönderilmesini konu alan fantastik bir sitcom. İyiyi ve kötüyü hiç beklenmedik bir şekilde ele alan The Good Place, felsefik görüşleri ile bir sitcomdan çok daha fazlası olarak karşımıza çıkıyor. Sağlam bir hikayeye sahip bir komedi dizisiyle keyifli vakit geçirmek isteyenlerin listesine mutlaka eklenmeli.


6. Lucifer

Şeytan cehennemi yönetmekten sıkılınca ne yapar? Tabi ki Los Angeles’a taşınarak fani bir hayat yaşamaya başlar. Lucifer (şeytan), bir bar açarak Los Angeles’ın ihtişamlı dünyasında yaşarken, bir yandan babası olan tanrı ve kardeşi ile *her ailedeki gibi* ailevi problemlerle uğraşıyor. Ancak cehennemin efendisi, görev tanımının dışında, kendini bir dedektifle birlikte suçluları yakalamaya çalışırken buluyor.

E-Bültenimize Abone Olun

Yeni içeriklerimizden her çarşamba haberdar olmak için e-bültenimize abone olun.

5. Dead to Me

Grup terapisinde tanışan, hayatlarındaki erkekleri kaybeden iki kadının arasında beliren arkadaşlığı konu alan Dead to Me, beklediğinizden daha fazla sır içeriyor. Yakın zamanda bir trafik kazasında kocasını kaybeden Jen, Judy ile tanıştığında acısının hafiflemeye başladığını fark ediyor. Ancak aralarında henüz bilmediği büyük bir sır var. Bol bol şarap, dostluk ve suç ortaklığı ile keyifli vakit geçirmek için en iyi dizilerden biri. (Tek başına dizi akşamına bir kaç kadeh şarap dahil etmeyi planlayanları şöyle alabiliriz: Şarap İçerken İzlemelik En İyi 11 Dizi)


4 . Pose

Balo salonunun ihtişamı, müzik, dans ve moda! Hem 1980’lerin New York’una hem toplumun en önemli gruplarından birinin hikayesine hem de şahşahalı partilere ayıracak vaktiniz varsa Pose’yi listenize ekleyin! Pose, çoğunluğunu Afroamerikalı ve Latinlerin oluşturduğu LGBTQ topluluğunun, cinsiyet kalıplarını yıkan balo kültürünü daha önce hiç olmadığı kadar başarılı bir şekilde ele alıyor. Birbirinden güçlü karakterler ile aile, arkadaşlık ve idealler ile ilgili ilham verirken, balo sahneleri ile aşırı keyifli vakit geçirmenizi sağlıyor.


3. You

Yakışıklı bir “stalker” hikayesi her ne kadar yalnız başına izlemek için en iyi seçim gibi görünmese de; You, listemizin demirbaşlarından biri. New York’ta bir kitapçının müdürü olan Joe, uslanmaz bir aşık gibi görünse de kısa sürede gerçek yüzünü göreceksiniz. Kitapçının kapısını araladığı anda takıntılı bir biçimde aşık olduğu kızı elde etmek ve aşklarının önündeki “engelleri” ortadan kaldırmak için “stalker”liği bir üst seviyeye taşımaya ise hazır!


2. Orphan Black

Trenin önüne atlayarak intihar etmek üzere olan birini kurtarmak istediniz ve size döndüğünde birebir aynı göründüğünüzü fark ettiniz. Muhtemel bir ikiz mi, rastlantı mı yoksa bir klon mu? En düşük ve korkunç ihtimal gibi görünse de Orphan Black, hiç de alışık olmadığımız bir klon hikayesi ile karşımıza çıkıyor. Aynı zamanda, insan klonlamak hakkında ahlaki ve etik bakış açılarıyla son yılların en çok dikkat çeken yapımların biri.


1. Sex and the City

Listenin bir numarası su götürmez bir biçimde belli! Sex and the City, farklı karakterleri ve tercihlerine rağmen birbirinden ayrılmayan dört güçlü ve bağımsız kadının New York’taki yaşamını konu alıyor. Altı sezon boyunca, gazetede kadın erkek ilişkileri ve cinsellik hakkında köşe yazıları yazan Carrie ve en yakın arkadaşlarının aşk hayatlarına konuk oluyoruz. 1998’de başlayan dizi, bugün hala geçerli olan, ilişkilerle ilgili mükemmel yorumlara ve bakış açılarına sahip.